11 Şubat 2015 Çarşamba

CuZn

"sana yazamamamı anlatabildiğim en büyük düzlem olan şaşkınlığımı senin çok renkliliğinle sebepledim. yanındayken zaman kaybı olarak gördüğüm uyuma eylemine şuan gözlerimi kapattığımda başımı dizlerine koymamla iştirak etmek en huzurlu hayalim. yüzündeki ufacık bir gülümsemeye sebep olacak her kelimem bir yaratıcının, sadece icra ettiği sanatıyla, aldığı ödül kadar gururum. bir de yokluğun tabi, depresyonum, melankolim, arabeskim. varlığın, var olma gücüm, yokluğun, yok olma arzum. gözlerinin ancak senin ismini verirsek tanımlayabileceğimiz rengi, yalnız tadına varınca algılayabildiğim dudaklarının kehaneti, bütün varlığınla kozmik bir uyum sağlayan kokun hayatımdaki en büyük bilinmezlerim. yıllar sonra döndüğün köyünde henüz 3 yaşında tanıştığın tarlanızın ortasında tek başına duran söğütü nasıl birebir aynı bulduysan gençliğinin manzarasında, hissettiklerim lütfuna milim oynamıyor evreninin uzay-zaman eğrisinde. hem de o grafikte pikini ilk anından yapmış, hüzün, öfke, mutluluk, korku ve yastık ortağım,  hayatımın kalanı, çocuklarımın anası, çok kırılmış hayalgücümün kohezifi. bütün zamanlardan bu zamanda, bütün evrenlerden bu evrende, bütün ülkelerden bu ülkede olman zaten varlığıma bahşedilmiş bir armağanken bir de bana "seninim" demen akıl üstü maharetin."

aşk yarınlarımızdan ödünç aldığımız mutlulukmuş...

şimdi, senden miras aşkımızın hayaletine sarılıp, siyah beyaz rüyalara uyuyorum. az önce kalbi alınmış bir donör gibi hissiz, buna rağmen yorgunum. neye üzüleceğimi bilememe belirsizliğimin yorgunluğu bu. sadece seninle biten ilişkime değil, bütün ilişkilerime üzülüyorum. seni son yolculuğunun nihai noktası olan eski sevgililer mezarlığına uğurladığım zaman, mezar taşlarında yazan bütün isimlerle beraber yaşadıklarımın videosu dönüyor nereye baksam her biriyle. hemen küsme eski sevgililerimden bahsettim diye, sırtımda ki yük senin.

aşk hedonizm fitiliymiş,
ancak etkisi geçtiğinde anlaşılıyor göte bir şey girdiği.

2 yorum: